Bizim evin halleri

Will Gmehling

Ayın sonunu getirmekte zorlanan, düşük gelirli emekçi bir aileyi nasıl bilirsiniz? Sevilen yazar Will Gmehling, Bizim Evin Halleri’nde okuru onların dünyasına buyur ediyor. Arkadaşı Bert’i bir ödev için ziyaret eden şu tuhaf isimli, yeni öğrenciyle beraber kendimizi sütün sürekli taştığı, kakaonun kulpu kırık kupalardan içildiği, öğlen acıkanın kendine ekmek arası hazırladığı küçük bir dairede buluyoruz. Ve tıpkı Dominikus gibi oradan bir daha ayrılmak istemiyoruz.

Akşam yemeği sofrasında herkesin anlatacağı bir şeyi olduğu, sonrasında tek bir yorganın altına sığışılıp kitap okunduğu, nane çayıyla keyif yapıldığı Zack ailesi öylesine samimi ve enerji dolu ki…

Bambaşka bir sosyal ortamdan gelen Dominikus’un kendini aralarında rahat hissetmesi için hiç de çocuk kitaplarında dezavantajlı kesimlere gösterildiğine alışık olduğumuz duyarlılıklara ihtiyacı kalmıyor. Aksine yazar öyküsünü, yapay ya da zorlama tadı veren her türlü klişeden uzak tutarak, samimiyetinden ve sahiciliğinden bir an dahi şüphe duymadığımız karakterler üzerinden inşa ediyor. Bu da bu esprili, sade kitabı ferah bir şekilde farklı ve genç okura şiddetle tavsiye edilmeye değer kılıyor.

Kitaba göz at

Kitaba özel etkinlik

 12,00

Kitap Detayları

Çizer

Çevirmen

Yayın Tarihi

Mart 2019

Sayfa Sayısı

48

Boyutlar

14 x 21cm

Kağıt Cinsi

1. hamur

Cilt Tipi

Karton Kapak

ISBN

978-605-81111-9-6

Yazar Hakkında

Will Gmehling

Will Gmehling

1957 doğumlu Alman yazar Bremen ve Köln’de yaşıyor. Sanatsal üretimine ressam olarak başlayan Gmehling, 1998’de ilk çocuk kitabı yayınladıktan sonra bütünüyle çocuk ve gençlik edebiyatına yöneldi. Birçok dile çevrilen eserlerinde ekonomik ve sosyal olarak dezavantajlı kesimleri konu eden yazar, sıkça katıldığı okul ve okuma etkinlikleriyle de bu kesimlerle buluşmaya özel bir önem veriyor.

Fakirlik edebiyatı, modası çoktan geçmiş eski dönem çocuk kitaplarında kaldı. Peki, fakirlere ne oldu? Onlar, öncelikle orta sınıfın yaşam tarzını yansıtan çağdaş çocuk ve gençlik edebiyatında pek az yer buluyor artık. Ya da orta sınıfın, klişelerle malul bakışıyla konu ediliyorlar. Eskiden “merhamet” ve “acıma” gibi duygular üzerinde inşa edilen kurguların odağında yer alırlarken, şimdilerde daha çok ekonomik ve sosyal yönden güçlü kahramanların “duyarlılığına” malzeme sunan yan roller kapıyorlar.

İşte Will Gmehling, bu genelin içinden sivrilen, tüm yazınını, dezavantajlı kesimlerin hikâyelerini önyargısız ve klişelere başvurmadan anlatmak üzerine kuran bir yazar. Bizim Evin Halleri’nde bize emekçi bir ailenin çocuğu olan Bert’in gündelik hayatını yine onun gözünden anlatıyor.

Bert, temizliğe giden annesi, üniversite kantininde bulaşıkçılık yapan babası ve kardeşleri Mizi, Edi ve Mimi’yle birlikte küçük bir dairede yaşıyor. Ekonomik sıkıntıların sinema, tatil ya da dışarıda yenen bir yemek türü “ekstralara” izin vermediği evde sorunlar hiç bitmiyor.

Bert’in dert edindikleri arasında yeni sıra arkadaşı da var. Bambaşka bir çevreden gelen bu parlak çocuk, onların kapısında ansızın bitmek için sürekli yeni gerekçeler uyduruyor. Ne Bert’in başta o “parlak” çocukla ne yapacağını bilememesi, ne Mizi’nin ona Minikuş adını takması, Dominikus’un kendini sohbetin, kahkahanın ve didişmenin eksik olmadığı ailede, refah, düzen ve sessizliğin hüküm sürdüğü evinden daha çok evindeymiş gibi hissetmesini engelleyemiyor.

Büyük bir sadelik ve iyi ayarlanmış bir espri dozuyla anlatılan hikâye, aile içi iletişimin, dayanışmanın ve sıcaklığın, ağır hayat koşullarının getirdiği sorunları kaldırmaya yetmese de bir çocuk için en az iyi yaşam şartları kadar değerli olduğunu gözler önüne seriyor.

 

Arka Kapak:

Başka türlüsü olamazdı. Sınıfın yenisi tabii ki Bert’in yanına düşecekti. Sonuçta ondan başka masasında yalnız oturan yok.  Ama Bert’in, sınıfta hemen gülüşmelere neden olan eski moda ismi dışında, her şeyiyle yeni izlenimi veren yeni sıra arkadaşı gibi parlak ayakkabıları, parlak notları ve ona şahane öğle yemekleri hazırlayan bir hizmetlisi de yok. Bert, bulaşıkçılık yapan babası, temizliğe giden annesi ve üç kardeşiyle birlikte “bildiğin kaos” ortamında yaşıyor. En azından annesi, bazen ödenmeyen faturalar yüzünden elektriklerin kesildiği, bazen alacaklıların kapıya dayandığı, herkesin birbirinin lafını kestiği, kahkahaların eksik olmadığı evin haline sıkça böyle diyor. Ama anne-babası uzun bir iş seyahatine çıkınca şu parlak çocuk yine de zengin ve sıkıcı aile dostlarının yanında kalmaktansa Bert’e misafir olmayı seçiyor. Çünkü bazen “bildiğin kaos” insana düzenden, temizlikten ve koca bir sessizlikten çok daha çekici gelebiliyor…

Kitap Etkinlikleri

Download

Bu belgede, bu kitapla ilgili yapılabilecek etkinliklerin bir listesini bulacaksınız.