Blog

“Sahi Nedir Faşizm?”

FERİD DEMİREL 

“Sürekli faşizmden söz ediliyor, çoğunlukla tepki ve nefretle ama bazen de zararsız göstererek ve gizli bir hayranlıkla. Peki, faşizm geçmişte tam olarak neydi? Ya bugün? Varlığını hangi biçimler altında sürdürüyor?”

Diye soruyor çizgi romanla ünlenen Kalle Johansson “Sahi nedir faşizm?” adını verdiği son yayınlanan kitabında.

Ginko Çocuk’un “Düşün ve Bilim Kitaplığı” serisi olarak yayınlanan söz konusu kitap, faşizm ile ilgili alışılagelen kitaplardan farklı bir özelliğe sahip. Johansson, kitabı bir çizgi roman olarak tasarlamış. Bunun için de başta faşizm, ırkçılık, nasyonalizm ve yabancı düşmünlığı araştırmaları alanında uluslararası düzeyde çalışmalar yürüten akademisyen Lena Bergrren’le yaptığı röportajdan yararlanmış.

Kitapta 8 Mayıs 1945 yılına gelinceye kadar, Musollini İtalyasında ortaya çıkan, Hitler Almanyasında güçlenip yayılan faşizmin “İkinci Dünya Savaşı’nın sonu, Nazi Almanyası’nın yıkılışı ve faşizmin Kızıl Ordu ve Sovyet halkı tarafından yenilgiye uğratıldığı gün olarak” alınmasına rağmen, halen ölmediği ifade ediliyor.

“Aksine, değişik çehrelere bürünse de faşist düşünce ve eylemin dünyanın birçok yerinde tekrar güç kazandığı birçoğumuz tarafından kaygıyla gözlemlenen bir olgu” diyerek günümüzde faşizmin pek çok farklı yüzüne dikkat çekiliyor.

Kitabın isminden yola çıkarak soralım: “Sahi nedir faşizm?”

Güçsüzlerin aşağılanması mıdır? Yoksa diktatörlük mü? Baskı? Disiplin? Peki soykırım olabilir mi? Belki de ırkçılık?

Ya da hepsi birlikte midir faşizm?

Eğer Türkiye’de yaşıyorsanız, Türk, erkek ve sünni kimliğinden herhangi birine sahip değilseniz, bu soruya hayatınızda çokça karşılaştığınız pek çok örnekle yanıt verebilirsiniz. Çünkü bu kimliklere sahip olanların dışındakilere “yaşam hakkı” ancak bu egemen üç kimliğin belirlemiş olan sınırlar çerçevesinde verilir.

Mesela, Kürt ya da Alevi ya da LGBTI+ bireylerden biri iseniz, ev sahibi size evini kiralamak istemeyebilir.

Mesela, konuştuğunuz dil, egemen ulusun dili olmadığı için yasaklanabilir, o dili konuştuğunuz için sokakta öldürülebilirsiniz.

Konuştuğunuz dilde Japonya’da bile olsa  bir kurs açıldığında, egemen ulus, kursun gerçekleşmemesi için her türlü diplomatik çabayı gösterebilir.

Çocuğunuza anadilinizde bir ismi vermek isteyebilir ancak izin verilmediği için çocuğunuzun ismi kimlikte başka gerçekte başka olabilir.

Mesela geçen yüz yılın başında tehcire maruz kalabilir, soykırıma uğrayabilirsiniz.

Spor karşılaşmalarında militarist marşlarla karşılanabilir, darp edilerek geri gönderilebilirsiniz.

Televizyon kanallarında erkek şiddetini, kadın cinayetlerini, tecavüz, cinsel istismarı kadınların yerine konuşabilir onlar adına hüküm verebelirsiniz.

Ya da otistik bir çocuğunuz var ise, gittiği okuldaki diğer çocukların aileleleri çocuğunuzu yuhalayabilir.

Kitabın sayfalarını çevirirken, aslında Nazilerin ya da İtalyan faşistlerinin kendileri dışındakilere “reva gördükleri” pek çok şeyin ne kadar tanıdık olduğunu görebilir, egemen üç kimlikten birini taşıyorsanız bunları kabul etmeyebilirsiniz.

“Ülkeyi beğenmiyorsan yallah…” diye başlayan cümlelerin faşizm olup olmadığını o dönemlerde yaşanan örneklerle kıyaslayabilir, en önemlisi de faşizm, ırkçılık ve milliyetçilik arasında nasıl bir bağ olduğunu okuyabilirsiniz.

Bergrren’in söylediği gibi, “Kimi faşizm türünde ırkçılık Alman Nazizmindeki kadar belirgin değildir. Ancak altı çizilmesi gereken, faşizmin her türünün, saldırgan milliyetçi karakterinden dolayı potansiyel olarak daima ırkçı olduğudur.”

Kaynak: Bianet

 

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Uygulama: Bağımsız Atölye